Gıdaya uygun eldivenler her zaman işe yarıyor mu

Çıplak elden çapraz bulaşma olması gıda zehirlenmelerinde yaygın olarak rastlanan bir durumdur. Peki gıdaya uygun eldiven kullanımı daha mı iyi?

Çıplak elden çapraz bulaşma olması gıda zehirlenmelerinde yaygın olarak rastlanan bir durumdur. Peki gıdaya uygun eldiven kullanımı daha mı iyi?

Bir eldiven firmasının CEO’su, bize içeriden verdiği bilgilerle ürettikleri eldivenlerin hangi analizlere tabi tutulduğundan bahsediyor:

Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi: Eldiven hammaddesinin kimyasal imzası testi. Bileşenler, üretimdeki tutarlılığı teyit etmek, gıda güvenliğini ve eldiveni takacak kişinin sağlığını etkileyebilecek toksik kimyasalların bulunmadığından emin olmak için test edilir.

Fiziksel Kimya: Bazı spesifik eldiven tipleri, hazır gıdalarda patojen çapraz kontaminasyon riski meydana getirebilir. Yüzey gerilimi sıvılar veya yarı-sıvılar ile yüzey enerjini belirlemek için test edilir. Bu analiz çapraz kontaminasyon veya transfer potansiyelini belirler.

Mikrobiyal Analiz: Kasıtlı veya kazara kontaminasyona karşı koruma sağlamak için eldivenlerin üretim koşullarının sağlamasını yapmak için yapılır.

AQL, Mukavemet ve Uzama Delinme Direnci: Eldivenlerin tıbbi sınıf AGL gereksinimlerini aşmasını sağlamak için yapısal bütünlük testleri kapsamında ve iğne deliği kusurlarının tespitini yapabilmek için uygulanır.

In Vitro Sitotoksisite Analizi: Kimyasal, pestisitler, mikrobiyal kirleticiler, endotoksinler, glikoller, deterjanlar, sabunlar, yağlar ve diğerleri için testler.

Kaynak: Haberin devamı ->

Eldiven kullanımının çıplak ele göre bazı dezavantajları da vardır:

Yukarıda bahsedilen analizlerin mevcudiyeti ve uygunluğu değerlendirildikten sonra göz önünde bulundurulması ve önlem alınması gereken diğer hususlar ise, eldiven takan personelin çalıştığı alanda özellikle temas hissiyatına ihtiyaç olup olmadığı, eldivenden parça kopması durumunda öncesinde tespit yapılıp yapılamayacağı, eldiven takılı iken elin kirlendiği hissiyatının tam anlaşılamaması ve bu nedenle kirin başka noktalara bulaşabilme ihtimali gibi hususlar yer almaktadır.

İnsan derisinin çalışma mekanizması:

İnsan derisi dış ortama karşı fiziksel bir bariyer olurken aynı zamanda immunolojik bir bariyer görevi de üstlenmektedir. Bakterilerle karşılaştığında onları tanır ve doğuştan gelen immun yanıtı başlatarak antimikrobiyal peptitleri (AMP) salgılatır. AMP’ler ise hedef bakteri, mantar ve zarflı virüsleri doğrudan öldürür.

Aynı zamanda cilt üzerinde yaşayan zararsız mikroorganizmalar ile iş birliği yaparak koruyucu bir ortam sağlar. Gün içerisinde cildimizin birçok nokta ile fiziksel temas içerisinde olduğunu düşündüğümüzde, zararsız mikroorganizmaların cilt üzerinde yaşayabilmeleri için cildimizin, zararlı ve zararsız mikroorganizmaları ayırt edebilen bir mekanizmaya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Güncel bazı çalışmalarda ise cilt üzerinde yaşayan bakterilerin, konakçı ile birlikte, patojen (zararlı) mikroorganizmalara karşı güçlerini bir araya getirdiğini görülmüştür.

Kaynak: Makale-1 | Makale-2

Sonuç:

İki uygulamanın da kendi içerisinde avantajlı ve dezavantajlı olduğu noktalar olduğu görülebilmektedir. Bu sebeple uygulama konusunda bir tercih yapılırken (eldiven kullanımı ve çıplak el ile ilgili) bu kısımda paylaştığımız bilgiler referans alınarak, koşullara göre hangi uygulamanın en iyi tercih olduğuna karar verilebilir.